Türkiye’de enerji israfının en büyük kaynaklarından biri olan yalıtımsız binalar, hem vatandaşın cebini hem de ülke ekonomisini zorlamaya devam ediyor.
İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yalıtımın artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık üçte biri binalarda kullanılıyor. Bu enerjinin yüzde 80’i ise yalıtımsız yapılar nedeniyle kışın ısınma, yazın soğutma amacıyla harcanıyor. Sadece yalıtım eksikliği nedeniyle her yıl yaklaşık 15 milyar dolar ülke ekonomisinden adeta havaya uçuyor.
İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, “Bugün Türkiye’de enerji tasarrufu denildiğinde ilk bakmamız gereken yer binalar olmalı. Yalıtımsız binalar hem vatandaşın faturalarını kabartıyor hem de ülkenin enerji kaynaklarını hızla tüketiyor” dedi.
BİNALARIN SADECE YÜZDE 25’İ YALITIMLI
Türkiye’deki binaların yalnızca yüzde 25’inin yalıtımlı olduğunu hatırlatan Eruslu, bu durumun enerji faturalarının neden yüksek olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. “Oysa doğru yalıtım uygulamalarıyla binalarda ısınma ve soğutma amaçlı enerji tüketimi yüzde 50 oranında azaltılabilir” diyen Eruslu, yalıtımın enerji verimliliğinde en hızlı, en kalıcı ve en erişilebilir çözüm olduğunu vurguladı.
2025 Düzenlemeleri Yalıtımı Merkeze Alıyor
2025 yılı itibarıyla yalıtım sektörünü doğrudan ilgilendiren önemli mevzuat değişikliklerinin hayata geçtiğini belirten Eruslu, TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı’nın revizyonu, Neredeyse Sıfır Enerjili Bina (nSEB) zorunluluğunun genişletilmesi ve BEP-TR sisteminin güçlendirilmesinin enerji verimliliği yol haritasında kritik adımlar olduğunu söyledi.
“Bu düzenlemeler, yalıtımın artık bir seçenek değil, enerji politikalarının merkezinde yer alan stratejik bir unsur olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
(Haber Merkezi)
Yorumlar
Kalan Karakter: