04–09 Ocak 2026 tarihleri arasında Hatay genelinde “79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası” kapsamında tüberküloz (verem) hastalığına karşı yürütülen çalışmalar yoğunlaştırıldı. Her yıl ocak ayının ilk pazar günü ile başlayan hafta boyunca, toplumun verem hastalığı hakkında doğru, güncel ve bilimsel bilgilerle bilinçlendirilmesi hedeflenirken, erken tanı ve düzenli tedavinin önemi bir kez daha vurgulanıyor.
TOPLUMSAL BİLİNÇLENDİRME ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKIYOR
Hatay’da hafta kapsamında planlanan eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle, tüberkülozun yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmadığına, aynı zamanda toplumsal bir halk sağlığı meselesi olduğuna dikkat çekiliyor. Sağlık birimleri tarafından yapılan bilgilendirmelerde, hastalığın belirtileri, bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve tedavi sürecine ilişkin temel başlıklar kamuoyuyla paylaşılıyor.
TÜBERKÜLOZUN BULAŞMA YOLLARI ANLATILIYOR
Tüberkülozun, Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu, başta akciğerler olmak üzere birçok organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık olduğu hatırlatılıyor. Özellikle tedavi edilmemiş akciğer veya larinks tüberkülozu bulunan kişilerin öksürme, hapşırma ve konuşma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla hastalığı çevrelerine bulaştırabildiği belirtiliyor. Ancak etkili ve düzenli tedaviye başlandığında, hastaların bulaştırıcılığının genellikle 2–3 hafta içinde ortadan kalktığı ifade ediliyor.
LATENT ENFEKSİYONA DİKKAT ÇEKİLİYOR
Tüberküloz basili ile enfekte olan her bireyin hasta olmadığına vurgu yapılıyor. Bazı kişilerde latent tüberküloz enfeksiyonu geliştiği, bu kişilerin herhangi bir belirti göstermediği ve hastalığı başkalarına bulaştırmadığı belirtiliyor. Bununla birlikte, hastalığın aktif hale gelmesi durumunda tedavi edilmezse ciddi ve hatta ölümcül sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği ilaçların düzenli kullanımıyla ise hastaların yaklaşık yüzde 85’inin başarıyla tedavi edilebildiği ifade ediliyor.
KÜRESEL BOYUTTA CİDDİ TEHDİT OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
Verem hastalığının dünya genelinde hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiği belirtiliyor. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin tüberküloz basili ile enfekte olduğu, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 10,6 milyon yeni tüberküloz hastasının ortaya çıktığı ve 1,3 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşılıyor. Tüberkülozun, bulaşıcı hastalıklar arasında COVID-19’dan sonra en fazla ölüme yol açan hastalık olduğu vurgulanıyor.
2030 HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 2030 yılına kadar tüberkülozu sona erdirme hedefi doğrultusunda, DSÖ Avrupa Bölgesi Tüberküloz Eylem Planı’nın (2023–2030) uygulandığı ifade ediliyor. Türkiye’nin de bu küresel hedeflerle uyumlu şekilde Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı’nı kararlılıkla sürdürdüğü, Hatay’da da bu program kapsamında tanı, tedavi ve takip hizmetlerinin etkin biçimde yürütüldüğü belirtiliyor.
TANI, TEDAVİ VE AŞI HİZMETLERİ ÜCRETSİZ
Türkiye’de tüberküloz tanı ve tedavi hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu, tedavide kullanılan ilaçların kamu tarafından karşılandığı bildiriliyor. Ayrıca BCG aşısının Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında bebeklere ücretsiz olarak uygulandığı hatırlatılıyor. Tedavi sürecinde hastaların ilaçlarını düzenli kullanmalarını sağlamak amacıyla Doğrudan Gözetimli Tedavi yönteminin uygulandığı, sosyal ve ekonomik zorluk yaşayan hastalara ise destek sağlandığı ifade ediliyor.
ERKEN BAŞVURU HAYAT KURTARIYOR
Yetkililer, iki haftadan uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Bu tür şikâyetlerin varlığında gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasının hem bireyin sağlığı hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
HEDEF “VEREMSİZ BİR TÜRKİYE”
Hatay’da sürdürülen farkındalık çalışmalarıyla, toplumun tüberküloz konusunda daha bilinçli hale gelmesi amaçlanıyor. BCG aşısının zamanında yaptırılması, hijyen kurallarına uyulması, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulması ve tedavinin düzenli şekilde sürdürülmesinin, “Veremsiz Bir Türkiye” hedefine ulaşmada kilit rol oynadığı vurgulanıyor. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası’nın, bu ortak mücadelede önemli bir hatırlatma niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Haber Merkezi
Yorumlar
Kalan Karakter: