Antalya'da hobisini sanata dönüştüren Sopiha Eyüboğlu Ügümü, çakıl taşlarından 100'den fazla eser üretti.
Kimya mühendisi olan emekli Ügümü, Kovid-19 salgını döneminde evinde vakit geçireceği uğraş ararken çakıl taşı sanatıyla tanıştı. Kenti çevreleyen sahilleri dolaşan Ügümü, kumsallardan çeşitli şekillerdeki çakıl taşlarını topladı.
Evini atölyeye dönüştüren Ügümü, vakit geçirmek için yeni bir hobi ararken çakıl taşı sanatçısı oldu. Evinin bir odasını küçük bir sanat galerisi gibi kullanan Ügümü'nün burada sergilediği eserler, yakın çevresi tarafından da çok beğenildi.
Yeteneğini gün geçtikçe geliştiren Sopiha Eyüboğlu Ügümü, ilk sergisini Muratpaşa Fikret Okyar Sergi Salonu'nda açtı. Yaklaşık 5 yıldır çakıl taşı sanatı ile uğraşan Ügümü, 100'den fazla tablo yaptı. Eserleri ilgi gören Ügümü, Trabzon'da düzenlenen uluslararası sanat festivaline katıldığı eserleri ile dikkati çekti.
Ügümü'nün eserleri son olarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1-9 Kasım'da düzenlenen Antalya Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında sergilendi.
- "Eserler doğa sevgimin yansıması"
Sopiha Eyüboğlu Ügümü, AA muhabirine, taşlara olan tutkusunun kendisini çakıl taşı sanatçılığına yönlendirdiğini söyledi.
Eserlerini izleyen sanatseverlerin doğayı ve taşları daha farklı görmeye başladığını ifade eden Ügümü, "Pandemi sırasında evde ne yapabileceğimi araştırırken çakıl taşı sanatıyla tanıştım. Bir insan doğayı seviyorsa bu tabloları da yapabilir. Beş yıl içinde 100'den fazla eser ortaya koydum ve her biri benim için ayrı bir hikaye. Taşları çok severdim, bu sanat ilgimi çekti. Başlangıçta çok basit taşlarla yapıldığını gördüm. Bunu çeşitlendirmeye karar verdim." ifadelerini kullandı.
Antalya'nın çakıl taşı sanatında kullanılan malzemelerin bulunması açısından çok zengin bir şehir olduğunu belirten Ügümü, şöyle konuştu:
"Lara'da farklı, Konyaaltı'nda farklı taşlar var. Bir gün yürürken fil kafasına benzeyen bir taş gördüm ve onu işleyerek bir fil figürü yaptım. Bu beni çok heyecanlandırdı. Eserlerimin üretim süreci hikayeye göre değişiyor. Zengin taş malzemesi varsa bir haftada bir eseri tamamlayabiliyorum. Eserlerimde doğayı çok yansıtıyorum. Bu eserler doğa sevgimin küçük bir yansıması. Görenler doğaya farklı bakıyor, bu da beni çok mutlu ediyor. İnsan ilişkilerini de tablolarımda işlerim. Bununla çocuklar ve gençler özellikle ilgileniyor. Onlara daha çok hitap ediyorum."
Ortaya koyduğu eserlerle insanlara doğayı farklı bir gözle görmeyi öğrettiğini dile getiren Ügümü, herkesin bir sanat ya da hobiyle uğraşmasının yaşamına değer katacağı tavsiyesinde bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: