Antakya Çevre Koruma Derneği (AÇKD) Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Nilgün Karasu, Asi Nehri kıyısında bulunan ve halk arasında “Büyük Park” ya da “Atatürk Parkı” olarak bilinen Antakya Belediye Parkı’nın tehdit altında olduğunu belirterek kamuoyuna seslendi.
Karasu, parkın geçmişinin II. Abdülhamit dönemine uzandığını hatırlatarak, şehrin en büyük yeşil alanı olan parkın doğal ve tarihi miras niteliği taşıdığını vurguladı.
İçinde çam, defne, akasya, palmiye ve pek çok ağaç türünü barındıran parkın, Antakya’nın kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Ne var ki Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından el konulan parkın bakımsızlığa terk edildiğini ifade eden Karasu, şu sözlere yer verdi: “Ağaçlar sulanmıyor, altyapı çalışmaları nedeniyle kökler açığa çıkıyor, üst kısımdaki beton santralinin tozu ve toprağı parkı boğuyor. Antakya halkının nefes aldığı, çocukların oynadığı bu alan artık halka kapatıldı, şantiye sahasına dönüştürüldü.
ZEYTİNLİKLERDEN SONRA PARKIMIZ DA İŞGAL EDİLDİ
Parktaki ağaçların kurumaya başladığını ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karasu, “Antakya’nın yeşil hafızası silinirken, bu alanın gelecekte hangi amaçlarla kullanılacağı da belirsizdir. Bizler, Antakya halkı olarak bu sessiz yok oluşa razı değiliz. Tarihî ve doğal güzelliğimiz olan Antakya Parkı’nı geri istiyoruz. Unutulmamalıdır ki; yeşil tükenirse, nesil tükenir” ifadelerini kullandı.
(Haber Merkezi)
ABDULVAHİT GÜRASLAN