KRAL VE SAKSAFONCU KELOĞLAN

Bir varmış…!
Bir yokmuş…!
Evvel Zaman içinde,
Bir Kral varmış
Bu kralın birde Saksafoncu Keloğlan varmış,
Sarayın kralı kendine bağlamak ve sarayda olup biteni öğrenmek için kendine bir saksafoncu bir keloğlan ayarlamış
Bu keloğlan şerefsiz mi? Şerefsiz.
Ahlaksız mı? Ahlaksız,
Hırsız mı? Hırsızmış,
Kral bu Saksafoncu Keloğlanı kullanmak için kendine bağlamış,
Keloğlan, sarayda olup biteni abartarak Krala gambazlarmış, kralda bunu fırsat bilip sarayda olup bitenleri öğrenmeye başlarmış, kendisine inanan krala olup bitenleri yalanlarla dolanlarla anlatmaya başlarmış,
Kral, saksafoncu keloğlanın yaptığı her ihbarda kendine hem akçe veriyor hem de saksafon çaldırıyormuş.
Gel zaman git zaman bu saksafoncu Keloğlan saraydakilerin zoruna gitmeye başlamış.
Ancak kral bu durumdan bir türlü vazgeçmiyormuş,
Çünkü sarayda olup biteni bu saksafoncu Keloğlan’dan öğreniyormuş
Ancak kral biraz gerçekleri öğrenmekte gecikiyormuş çünkü kral kendisine ne kadar küfür eden soytarı varsa onlara akçe vermeye devam ediyormuş,
Demek krala da böyle soytarılar lazımmış,
Eee ne yapalım hikâye bu ya kral kendine küfür edenleri sarayda beslemeye devam etmiş.
Yani Besle kargayı oysun gözünü…!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir