Hatay’da son dönemde artan Toz kirliliği, hem günlük yaşamı hem de halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Özellikle Deprem sonrası yıkıntıların dağılmasıyla ortaya çıkan ince partiküller, rüzgârın da etkisiyle şehrin birçok noktasında yoğun bir şekilde hissediliyor. Uzmanlara göre bu durum, kısa vadede solunum yollarında tahrişe, öksürük, gözlerde yanma, astım atakları ve nefes darlığına yol açarken, uzun vadede çok daha ağır sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.Havadaki ince partiküller (PM2.5 ve PM10), akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaşarak burada birikiyor. Eğer bu tozların içinde asbest, silika veya ağır metal parçacıkları bulunuyorsa, risk katlanarak artıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre uzun yıllar boyunca bu tür tozlara maruz kalan kişilerde, özellikle de çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerde, ölümcül akciğer hastalıkları görülme oranı ciddi şekilde yükseliyor.Son 30 yılda yapılan bilimsel çalışmalar, toz kirliliğine uzun süre maruz kalan toplumlarda Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), akciğer kanseri, kalıcı bronşit ve kalp-damar hastalıklarının yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Özellikle sanayi bölgelerinde veya afet sonrası yoğun toza maruz kalan topluluklarda, 20–30 yıllık süreç içinde bu hastalıkların görülme oranının %30’a kadar arttığı rapor ediliyor. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü, her yıl dünya genelinde yaklaşık 7 milyon insanın kirli hava ve toz partiküllerine bağlı nedenlerden hayatını kaybettiğini bildiriyor.Hatay’da yaşayan vatandaşlar için bu durum alarm verici.
Tozun uzun vadeli etkileri sadece solunum sistemiyle sınırlı kalmıyor; kalp ritim bozuklukları, yüksek tansiyon, felç riski ve hatta bağışıklık sisteminde zayıflama da bu etkiler arasında. Uzmanlar, özellikle önümüzdeki yıllarda bu kirliliğin kontrol altına alınmaması halinde Hatay’da yaşayan insanların sağlık yükünün çok daha ağırlaşabileceği uyarısında bulunuyor.Korunmak için vatandaşlara, mümkün olduğunca dışarı çıkarken N95 veya FFP2 maske takmaları, evde pencereleri kapalı tutmaları, ıslak temizlikle tozun azaltılması ve çocukların tozlu alanlardan uzak tutulması tavsiye ediliyor. Yetkililerden ise bu sürecin kontrol altına alınması için düzenli hava ölçümleri yapılması, riskli bölgelerde halkın bilgilendirilmesi ve temizlik çalışmalarının hızlandırılması bekleniyor.ABDULVAHİT GÜRASLAN
