Hatay Baro Başkanı Av. Hatay Tut, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi komisyonuna Türkiye Barolar Birliği ve bölge baro başkanları ile birlikte katılarak komisyonundan beklentilerini sıraladı.
Başkan Tut, komisyondan beklentilerini 6 ana başlıkta toparlayarak özetledi. Toplantıda söz alan Hatay baro başkanı Hatay Tut açıklamasında: "Bugün burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarına katkı sunmak üzere bulunmaktan onur ve mutluluk duyuyorum. Fakat burada yalnızca Hatay Barosu Başkanı olarak değil, aynı zamanda 6 Şubat Depremi’nde meslektaşlarını, akrabalarını, arkadaşlarını ve sevdiklerini yitirmiş bir depremzede yurttaş olarak bulunuyorum. Terörsüz bir Türkiye hayali artık daha yüksek sesle konuşulabiliyor. Tam da bu nedenle, atılacak adımların çok dikkatli, adil, kapsayıcı ve kararlı olması gerekiyor. Bu süreçte, toplumsal kardeşlik ve uzlaşı kültürünü yok saymamak, aksine daha da güçlendirmek zorundayız. Ancak tüm bunlar yapılırken önemli hassasiyetin altını çizmek istiyorum:
1. Anayasanın İlk 4 Maddesi
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kuruluş amacı; toplumsal barışı sağlamak, terörsüz bir gelecek kurmak ve farklı kesimler arasında güven köprüleri inşa etmektir.
Bu süreçte kamuoyunda zaman zaman gündeme getirilen ve toplumda endişeye yol açan en önemli başlıklardan biri, Anayasamızın ilk dört maddesiyle ilgili olası bir değişiklik korkusudur. Bu korkunun, sürecin ruhunu ve toplumsal desteği zedelemesini önlemek amacıyla açıkça belirtmek isterim ki:
Bu maddeler, yalnızca hukuki bir çerçeve değil, aynı zamanda milletimizin ortak paydası ve birlikte yaşama iradesinin temelidir. Bu ilkelerin müzakere konusu yapılması, toplumsal barışa hizmet etmeyecektir. Bu sebeple komisyonun gündeminde kesinlikle olmamalıdır.
2. Belediyelere Atanan Kayyumlar ve Tutuklu Yargılamalar
Bununla birlikte sürecin inandırıcılığını zedeleyen ve toplumun geniş kesimlerinde ciddi soru işaretleri doğuran bir tabloyla karşı karşıyayız: Bir yandan teslim olan terör örgütü üyeleriyle ilgili nasıl bir hukuki yaklaşım sergileneceği konuşulurken, diğer yandan seçilmiş belediye başkanlarının yerine idari tasarruflarla kayyum atanması, hatta terör iltisakı iddialarıyla henüz yargılaması tamamlanmamış kişilerin tutuklu olarak yargılanması ciddi bir çelişki yaratmaktadır.
3. BARIŞ AKADEMİSYENLERİ, GAZETECİLER VE DÜŞÜNCE SUÇLULARI
Barış süreci, yalnızca silahların susmasıyla değil; düşüncenin özgürleşmesiyle, ifade hürriyetinin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bu nedenle barış akademisyenlerinin, gazetecilerin ve düşünce suçlusu kabul edilen kişilerin tutuklu yargılanması; toplumsal uzlaşı çabalarıyla açıkça çelişmektedir.
4. DİĞER KESİMLERİN DIŞLANMAMASI
Türkiye, farklı etnik kimliklerin, inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı, yüzyılların deneyimine sahip bir ülkedir. Fakat yıllardır süren terör, sadece can kayıplarına yol açmakla kalmamış; toplumsal bağlarımızı, huzurumuzu ve güven duygumuzu da zedelemiştir. Şimdi ise, terörün sonlanmasına dair bir irade gelişmişken, elimizdeki bu tarihi fırsatı akılla, hukukla ve adaletle değerlendirmek zorundayız.
5. TERÖR MAĞDURU AİLELERİN HASSASİYETLERİ
Bu süreçte şehit ailelerimizin ve yıllarca terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin kayıplarını ve fedakarlıklarını unutmamak, terörle mücadelede büyük fedakârlık göstermiş kesimlerin hassasiyetlerini gözetmek en önemli sorumluluklarımızdandır.
6. Topluma Kazandırma ve Yasal Düzenlemeler
Komisyonun amacı doğrultusunda toplumun beklentisi: hukuki düzenlemeler konusunda somut adımlar atılmasıdır. Sürecin iyi niyetli temennilerin ötesine geçmesi, yasal zemine oturtulması elzemdir. Yapılacak düzenlemeler hakkında netlik sağlanmalıdır. Hukuk belirsizliği kaldırmaz. Bu süreç sonunda yaşanacakları Teslim olanın da, mağdurun da, toplumun da bilmeye hakkı vardır. Hukuki belirlilik sağlanmalı; teslim olan, silah bırakmış ve şiddete karışmamış kişilere yönelik şeffaf, denetlenebilir ve hukuk temelinde düzenlemeler yapılmalıdır. Terörsüz, adil ve barış içinde bir Türkiye mümkün” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi
ABDULVAHİT GÜRASLAN