Hatayspor, hafta sonunda Hes Kablo Kayserispor’un konuğu oldu. Sivas ile kendi sahasında 1-1 kalan temsilcimiz için bu maç büyük önem arz ediyordu. Daha önce de yazdığım gibi bizlere ilkleri yaşatan Bordo-Beyazlı sevdamız, Kayseri deplasmanında da ilki yaşattı bizlere. Ligde oynadığı üçüncü deplasman maçında rakip kaleye golünü atarak, Süper Lig’de ilk deplasman golünü de atmış oldu. Tabi ki bunlar Hatayspor tarihi açısından önemli olaylar ama bizim için daha önemli olan ligde ki gidişatımız.
Kayserispor maçına Gökhan-Traore değişikliği ile başlayan Ömer Hoca, bu maçta daha çok kanatları kullanmayı istemiş belli ki. Her ne kadar zaman zaman eleştirilse de Gökhan Karadeniz, takımın orta bölümünde organize ataklar geliştirmesinde ve kilit paslarda büyük pay sahibidir. Maça baktığımız da, Sackey ve Aabid ilk on birde olmasına rağmen, ikili ön libero olarak oynamadılar. Sackey ön libero da Aabid ise orta sahanın sağ içinde oynadı. Yani Ömer Hoca bu maçta çift ön liberodan vazgeçerek 4’lü orta saha ile mücadele etmeyi istemiş. Tabi bu da daha çok kanatlardan gitmeyi istemesinden kaynaklanıyor. Aslında her iki takımda maça istekli ve bir an önce golü bulup öne geçeyim mantığı ile başladı. Ancak en net, yüzde yüz diyebileceğim pozisyonu ilk olarak Hatayspor yakaladı. David Akintole müsait pozisyonda topu kalecinin üzerine nişanladı. Tabi bu tamamen tecrübesizlikten… Daha sonra tabi ki Kayseri ekibi de kalemizde ciddi tehlikeler yarattı. Çünkü hızlı oyuncuları olan, ağır kalan Hatayspor savunmasının arkasına atılacak toplarda etkili olabileceklerini biliyorlardı ki öyle de oldu. Pedro Henrique ilk yarı savunmamızı ve kalemizi baya bir zorladı. Ama çok şükür olumsuz bir sonuçla karşılaşmadık. İlk yarı da birkaç pozisyon olsa da aslına bakılırsa, iki denk takımın maçına göre kısır geçti.
İkinci yarı başladı ama ne başladı. İlk yarıda çok fazla adını duymadığımız Kayserispor’lu Alibec sanki devre arasında güç toplamış gibiydi. Savunma arkasına atılan toplarda hızını kullanarak, Pablo Santos’u adeta rüzgarı ile devirdi. Etkili geliştirdiği ataklarla kalemizde ciddi tehlikeler yaşatırken Kvrzic’e aktardığı pasında yüreklerimiz ağzımıza geldi ki Allah’tan Munir son anda ayakları ile kurtarmayı başardı. Tabi bu pozisyonlar üst üste gelirken, savunmamız deyim yerindeyse ‘error’ vermeye başladı. Tam bu anda sahanın en iyilerinden Pedro Henrique bile bile lades yaparak, ikinci sarıdan kırmızı ile oyun dışında kaldı. Bu dakikalarda rahat nefes aldık desek yeridir. 10 kişi kalan Kayseri kalesine iyice yüklenmeye başlayan Hatayspor’da soldan Mesut’un ortasına Mame Diouf güzel bir kafa vuruşu ile golünü attı. Aslına bakılırsa özellikle maç boyunca gelen ortaların hiç birine ne kafa ne ayak ile vuramadık, Kayseri savunmasını hepsini bertaraf etmişti. İşte ben hep söylerim, istatistikler, matematik falan futbolda önemlidir, ama futbol birebirler oyunudur. Bir kere çıkar kafa vurur, onu da gol yaparsın. Şimdi bu gol Ömer Hocayı hem sevindirdi hem düşündürdü. Çünkü 64. Dakika da gelen gole kadar Hatayspor çok fazla orta yaptı ama hiç biri Kayseri savunmasından geçmedi. Bir pozisyonda rakibi de çizgi halinde az sayıda yakaladık ve golü attık. Kanat oyunu tercihi ne kadar doğruydu tartışılır. Belki golü attı ama ne kadar başarılı olduk? Bazen gol atmak veya kazanmak tozların halı altına süpürülmesine neden olur, işte başarısızlıkta burada başlar. Kalan dakikalarda rakip beraberlik için yüklense de, Hatayspor son dakikalarda çok net pozisyonları yakalasa da sonuç olarak maçı 1-0 kazandık.
Son olarak bir dip not belirtmek isterim… Kazanmış bir takımın eksileri genel olarak görünmez ama görmek lazım. O eksiler veya eksiklikleri görürsek daha iyi oluruz. Yazım da maçın genel analizini yaptım ama bu takım da formda bir Gökhan Karadeniz bence olmalı. Kayseri maçında gördük ki maçın kilidini açacak adamımız yok, Traore dün o formda ve mantıkta değildi. Bence Karadeniz’de gemilerimiz batmasın…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir